YARGILAMANIN YENİLENMESİ (İADEİ MUHAKEME)
Yeniden Yargılanma, Yargılamanın Yenilenmesi Nedir?
Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı öngörülmüş olağanüstü bir kanun yolu olup, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve hukuka aykırı hükümlerin düzeltilmesi amacıyla düzenlenmiştir. Bu kurum, özellikle maddi hataların düzeltilmesi yoluyla adil yargılanma hakkının korunmasını sağlamaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanunu tasarısı, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebeplerini genişletirken, aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenlerini 1412 sayılı önceki Kanuna göre daha dar kapsamda düzenlemiştir. Nitekim, bazı Batı hukuk sistemlerinde hükümlü aleyhine yargılamanın yenilenmesi hiç kabul edilmemektedir.
Kanunda, yargılamanın yenilenmesi sebepleri beş bent hâlinde belirtilmiştir. Bunlar; (i) mahkemece delil olarak kullanılan bir belgenin sahteliğinin anlaşılması, (ii) hükümlü aleyhine tanıklık eden veya bilirkişi raporu sunan kişinin kasıt veya ihmal sonucu gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun belirlenmesi, (iii) hükme katılan hâkimlerden birinin, görevini kötüye kullanması nedeniyle hakkında ceza kovuşturmasını gerektirecek bir kusur işlemesi, (iv) ceza hükmünün dayanağı olan bir hukuk mahkemesi kararının sonradan kesin bir hükümle ortadan kaldırılması, (v) hüküm verildiği tarihte mahkemece bilinmeyen ve tek başına ya da önceki delillerle birlikte değerlendirildiğinde beraat veya daha hafif bir cezayı gerektiren yeni olay veya delillerin ortaya çıkmasıdır.
Bu düzenlemeler, hukuk güvenliği ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılması arasındaki dengeyi sağlamakta olup, ceza yargılamasında adaletin tam anlamıyla gerçekleştirilmesine hizmet etmektedir.
Yargılamanın Yenilenmesi Başvuru Süresi Nedir?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yargılamanın yenilenmesi başvurusu için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Bu nedenle, hükümlü veya diğer ilgililer, yargılamanın yenilenmesini gerektiren sebeplerin ortaya çıkması halinde, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı her zaman başvuruda bulunabilir.
Ancak, hükümlü aleyhine yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilmesi için, suçun tabi olduğu dava zamanaşımı süresi içinde yeni ve kesin delillerin ortaya çıkması gerekmektedir. Dava zamanaşımının dolması halinde, sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemez.
CMK 311/6 hükmü gereğince, bir ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi’ne veya eki protokollere aykırı olarak verildiği, AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmişse, bu karar hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılmaktadır. Ancak, bu sebebe dayanarak yapılacak başvurular, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır.
Bu süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup, AİHS’nin 44. maddesi anlamında AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.
Yargılamanın Yenilenmesi Yoluna Kim Başvurabilir?
Hükümlü, kendi lehine yargılamanın yenilenmesini talep edebileceği gibi, hükümlünün eşi, kanuni temsilcisi ve hükümlünün açık arzusuna aykırı olmamak kaydıyla avukatı da bu kanun yoluna başvurabilir. Ayrıca, Cumhuriyet savcısı da CMK m. 311 uyarınca hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabileceği gibi, CMK m. 314 çerçevesinde hükümlü aleyhine de yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapabilir. Bu bağlamda, Cumhuriyet savcısının bu iki yönde de başvuruda bulunma yetkisini düzenlenmektedir.
Yargılanmanın Yenilenmesine Engel Olmayan Haller (CMK md.313)
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 313 hükmüne göre, yargılamanın yenilenmesine engel olmayan hâller belirlenmiştir. Bu maddeye göre:
Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü, yargılamanın yenilenmesi talebine engel oluşturmaz. Yani, bir ceza hükmü infaz edilmiş veya hükümlü vefat etmiş olsa bile, yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir.
- Ölen kişinin eşi, üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri, hükmün infazı veya ölüm durumuna rağmen yargılamanın yenilenmesi için başvuruda bulunabilirler. Bu kişiler, hükümlüye ait dava sürecini yeniden başlatma talebinde bulunma hakkına sahiptir.
İkinci fıkrada belirtilen kişilerin yokluğu hâlinde, Adalet Bakanı, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilir.
Hükümlünün Lehine Yargılamanın Yenilenmesi için Gerekli Haller
- Sahte belge kullanılmış olması
Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için, ileri sürülen belgenin, tek başına ya da diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, önceki hükmün hukuka aykırı olmasına yol açabilecek bir durum ortaya koyması gerekir.
Eğer mahkeme, hükmü verirken dayandığı bir belgenin gerçeğe aykırı olduğunu sonradan tespit eder ve bu belge, hükmün esasını doğrudan etkiliyorsa, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesi gerekir. Bu durumda, belgenin sahte olduğu, delillerin eksik veya hatalı değerlendirildiği veya yeni delillerin ortaya çıkması gibi sebeplerle, önceki hükmün hukuki geçerliliği sorgulanabilir.
Özellikle, belge veya delillerin hükmün hukuka aykırılığına yol açacak şekilde etkili olması, adil yargılama ilkesinin ihlali anlamına gelir. Dolayısıyla, yargılamanın yenilenmesi, adil yargılama hakkının temin edilmesi adına önem taşır ve bu tür durumlarda talebin kabul edilmesi hukukun gereğidir.
- Yalancı tanıklık ya da gerçeğe aykırı bilirkişilik yapılmış olması
Yemin verilerek dinlenmiş bir tanık veya bilirkişi hakkında, hükmü etkileyecek biçimde, hükümlü aleyhine kasıtlı veya ihmal yoluyla gerçeğe aykırı tanıklık yapıldığı ya da gerçek dışı bir rapor düzenlendiği veya oy verildiği anlaşılırsa, bu durum yargılamanın yenilenmesi için lehine başvurulabilir bir neden oluşturur. Bu durumda, tanık veya bilirkişi, kasıtlı ya da ihmal yoluyla gerçeğe aykırı bir şekilde beyanda bulunmuşsa, hükmün doğruluğunu etkileyebilecek şekilde mahkemeyi yanıltmış olur. Bu sebeple, yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilerek, adaletin sağlanması gerektiği kabul edilir.
- Hakimin görevini ifa ederken suç işlemesi
Bu duruma dayanılarak yargılamanın yenilenebilmesi için hükme katılmış hâkimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, görevini yerine getirirken aleyhine ceza kovuşturmasını veya mahkûmiyetini gerektirecek şekilde kusur işlemesi, yargılamanın lehe yenilenmesine yol açan bir sebeptir. Bu durum, hâkimin görev suçu işlemesiyle ilgilidir. Ancak burada hâkimin işlediği suçun doğrudan hükmü etkilemesi aranmaz; önemli olan, hâkimin görevini yerine getirirken suç işlemesidir. Ayrıca, disiplin suçları bu kapsamda değerlendirilemez, yani hâkimin işlediği disiplin suçları, yargılamanın yenilenmesine sebep olmaz. Hâkimin işlediği suç nedeniyle yargılamanın yenilenmesi için, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı gerekmektedir. Eğer mahkûmiyet kararı verilmemişse, delil yetersizliği gibi başka bir neden ile mahkûmiyet kararı verilmemişse, o zaman da yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir. Bu şartlar altında, hâkimin görevini yerine getirirken suç işlemesi, adil yargılamayı etkilemişse, yargılamanın lehine yenilenmesi talep edilebilir.
- Dayanak hükmün ortadan kalkması
Bu duruma dayanılarak yargılamanın yenilenebilmesi için, ceza mahkemesinin verdiği hükmün dayanağını oluşturan hukuk mahkemesi hükmünün, başka bir kesinleşmiş hükümle ortadan kaldırılmış olması gerekir. Bu düzenleme, ceza mahkemesinin verdiği kararın, bir hukuk mahkemesinin hükmüne dayandığı durumlar için geçerlidir. Ancak, ceza mahkemesinin hükmünün dayanağı olan hukuk mahkemesi kararı, kesinleşmiş bir karar olmalıdır. Yani, hukuk mahkemesinin kararı kesinleşmeden yargılamanın yenilenmesi talep edilemez. Kesinleşmiş karar, ceza yargılamasına dayanak olan hukuk kararı ortadan kalktığında, ceza mahkemesinin hükmü de geçersiz hale gelir ve bu durumda yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir.
- Yeni olay veya yeni delilin bulunması
Bu duruma dayanılarak yargılamanın yenilenebilmesi için, hüküm verildiği tarihte mahkemece bilinmeyen veya yalnızca sunulmuş delillerle birlikte değerlendirildiğinde hükümlünün lehine sonuç doğurabilecek yeni olay veya yeni delillerin ortaya çıkması, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilir. Burada önemli olan husus, yeni olay veya yeni delilin, önceki hükmü etkileyebilecek nitelikte olmasıdır. Yeni olay veya yeni delilin, hükümlünün beraatini sağlaması ya da hakkında daha hafif bir cezanın uygulanmasını gerektirmesi halinde, yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir. Bu delillerin, önceki yargılamada mevcut olmaması ve mahkemenin bunları değerlendirme imkanının bulunmaması gerekmektedir. Dolayısıyla, ceza muhakemesinin maddi gerçeği ortaya çıkarma amacı doğrultusunda, yeni olay veya delil ortaya çıktığında, adil yargılamanın sağlanması adına yargılamanın yenilenmesi yolu açılmaktadır.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin konuya ilişkin karar vermesi
Bu duruma dayanılarak yargılamanın lehine yenilenebilmesi için, öncelikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilmiş ve kesinleşmiş bir esasa ilişkin kararın bulunması gerekmektedir. Bu kararın, kesinleşmiş olması zorunludur ve henüz kesinleşmemiş bir AİHM kararı yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak ileri sürülemez. Bunun yanı sıra, AİHM kararında, verilen ceza hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) veya Sözleşme'ye ek protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin açıkça tespit edilmiş olması gerekir. Yani, AİHM’nin sadece usule ilişkin değil, esasa ilişkin bir ihlal kararı vermesi gerekmektedir. Ayrıca, AİHM’nin belirlediği ihlal ile mahkeme kararı arasında doğrudan bir bağ bulunmalı ve bu ihlalin ortadan kaldırılması için yargılamanın yenilenmesi zorunlu olmalıdır.
Hükümlünün Aleyhine Yargılamanın Yenilenmesi için Gerekli Haller
Sanık veya hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenleri Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 314. maddesinde düzenlenmiş olup, kesinleşmiş bir hükmün aşağıdaki durumlarda sanık veya hükümlü aleyhine yeniden yargılamaya konu edilebileceği belirtilmiştir:
- Sanık veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliğinin anlaşılması halinde, önceki hükmün hukuka aykırı olduğu ortaya çıkacağından yargılamanın yenilenmesi mümkündür.
- Hükme katılmış olan hâkimlerden birinin, sanık veya hükümlünün lehine olacak şekilde görevini kötüye kullanması, ceza kovuşturmasını veya mahkûmiyetini gerektirecek bir kusur işlemesi durumunda, bu hatanın giderilmesi için yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilir.
- Sanık beraat ettikten sonra, suçla ilgili olarak hâkim huzurunda güvenilir nitelikte ikrarda bulunmuşsa, yani suçu işlediğini mahkeme önünde kabul etmişse, bu durum önceki beraat hükmünü geçersiz kılabileceğinden yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılır.
Yargılamanın Yenilenmesinin Kabul Edilmeyeceği Hâller
Yargılamanın yenilenmesinin kabul edilmeyeceği hâller ise CMK’nın 315. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre:
- Eğer yargılamanın yenilenmesi, sadece kanunda belirtilen ceza sınırları içinde bir ceza değişikliği amacıyla talep ediliyorsa, bu talep kabul edilmez. Yani, cezanın artırılması veya azaltılması için yargılamanın yenilenmesi istenemez.
- Eğer mahkemede yapılan hatanın başka bir hukuki yol ile giderilmesi mümkünse, örneğin istinaf veya temyiz gibi yollar hâlâ açıksa veya kanun yoluna başvurulmamışsa, yargılamanın yenilenmesi yolu kullanılamaz.
- Bu hükümler, hakkaniyeti sağlamak ve adil yargılanma ilkesini korumak amacıyla getirilmiş olup, hem sanık hem de hükümlü açısından yargılamanın yeniden değerlendirilmesine yönelik temel esasları içermektedir.
Yargılamanın Yenilenmesi Kararı Temyiz Edilir mi?
Yargılamanın yenilenmesi duruşması sonucunda verilen son kararlara karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulabilir. Öğretide, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararların kesin olduğu, ancak önceki hükmün iptal edilerek yeni bir hüküm kurulduğu durumlarda, bu yeni hükme karşı temyiz yoluna gidilebileceği görüşü ağırlık kazanmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve eki Protokoller, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereken temel ilkelerdir. Bu nedenle, yargılamanın yenilenmesi sürecinde de Sözleşme’ye veya eki Protokollere aykırılık iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuruda bulunulabilir.
Ayrıca, hükmün kesinleşmesi ve yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin yeniden ortaya çıkması halinde, tekrar yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkündür. Bu durum, adil yargılanma hakkının korunması ve hukuki güvenliğin sağlanması açısından önem arz etmektedir.
Yargılamanın Yenilenmesi için Hangi Mahkemeye Başvurulur?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318. maddesi uyarınca, yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur ve söz konusu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Yargıtay’ın doğrudan hüküm kurduğu hallerde ise, yenileme istemi, hükmü vermiş olan mahkemeye yapılır (CMK m. 303). Mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığını değerlendirirken duruşma yapmaksızın karar verir. Bu düzenleme, yargılama sürecinin gereksiz şekilde uzamasını engellemek ve mahkemelerin iş yükünü azaltmak amacı taşımaktadır.